FENERBAHÇE 1907
  ÖMRÜM FENERLE GEÇTİ
 

Ömrümce Fenerbahçe
İlk heyecanlarım,
Sevinçlerim,mutluluğum,
Fenerbahçe’de geçti tüm çocukluğum.

O zamanlar
Çayırda ebegümeci toplardı insanlar,
Gelincikler,papatyalar...
Ve kıyıdan karides toplardık ellerimizle.
Marina falan yoktu, fakat
Mendireğin içinde boy boy tekneler dururdu;
Haşim Bey’in ‘Rüya’sı. İpar’ların kotrası
Ve sarılı,yeşilli tramvayları vardı Fenerbahçe’nin
O güzelim günlerin nostaljik ‘posta’sı...

Sadece yedi tane köşk vardı Fenerbahçe’de;
Kocaman bahçelerinde
Rengârenk aristokrat çiçekler,
Heykeller,kameryalar...
Kimi kule’li,kimi ahşap,kimi mermer
Ve kaldırım kenarlarında
Sarı papatyalar biterdi yer yer..

Kırmızı çakarıyla mendirek ve sakallı fenercisi,
Karşısında ‘Belvü Oteli’
İstanbul’un nadide incisi...

Gözlerimdew nem,burnumda sızı oluyor şimdi
Çocukluğumun o güzel günler,;
40’lı yılların Fenerbahçe’si...

Sonra 50’li,60’lı yıllar;
Talebe bütçesiyle hovardalık hevesinde
Gençliğimin mâsum günleri;
Yine Fenerbahçe,
El ele,yanak yanağa ağaç dipleri,
Plâjda saf çapkınlıklar,
Sonra,kaçak girdiğimiz ‘kamp’ günleri
Ve mehtaplı,yakamozlu yaz geceleri;
Sevgiliyle sandal sefaları,
Sessiz bakışlarda sevda bilmeceleri...

Kalamış’ta denize girer,
Mendirek’ten midye toplardık
Ve Kurbağlı’dan sandal tutardık
Saati ikibuçuk liraya...
Hey gidi ‘ikibuçuk lira’
Ve hey gidi Kurbağlı Dere
Onlar da yok artık...

Derken,70’li,80’li yıllar geldi;
Başımda saçlar azalıyordu hızla
Ve Fenerbahçe’de güzellikler...
O cânım köşkler,gece klübüoldu,restoran oldu,
Münir Nurettin’in Kalamış’ına
Arabesk sesler
Ve o masmavi koya
Lâğım kokusu doldu...

Ben,yine de,yorgun hafta sonlarımda
Kendimi kollarına atardım Fenerbahçe’min,
Bir sigara yakar,
Geçmiş güzellikleri içerdim duman duman.
Göğün mavisine sığınırdı anılarım.
Birkaç âşina ağaç
Ve hep aynı kayalar,
Yalnız onlardı,yalnız onlar
Benim Fenerbahçe’mden geri kalanlar...
Bu,bir çaresiz kaybedişti,bilirdim,
Yine de,kalanla yetinirdim.

Şimdi,90’lı yılların sonları;
Ömrümün kış mevsimi;
Emeklilik,yaşlılık,
Tükenişin kaçınılmaz kaygısı
Ve yine yanıbaşımda Fenerbahçe,
Gençlik günlerimin anısı...

Batılı bilinciyle bir güzel insan,
-Ki,ona minnet,ona şükran-
Gerçek bir İstanbul’lu zevkiyle
Yeniden güldürüp çehresini
Kurtarmıştı yılların bitkin Fenerbahçe’sini

Ve ciğerlerimin
Kırk yıllık duman birikintilerine isyan ettiği
Ve insanı insan yapan
Tüm zevklerin bir bir bittiği
Bu puslu günlerimde,
Bir vefa borcudur,biliyorum;
Yorgun adımlarımla
Sana geliyorum
İçim daraldıkça,aklıma estikçe,
Selâm sana eski dost,
Selâm Fenerbahçe...

 
  Bugün 1 ziyaretçi (7 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=